Sen Hayatsın

Hayat içinde, hayatın kendisini fark edemediğimiz bir nizam içerisindeyiz. Hayatı daima kendi dışımızda aramamızın getirdiği bir sonuç bu durum.

Birilerinin memnunluğunu daima servetine, dostlarına, terbiyeli çocuklarına, hoş eşine bağlarız. ‘Eğer benim de olursa ben de memnunluğu yakalarım.’ diye düşünürüz içten içe.

Bunlar gerçekleşir; bu sefer öteki şeyler vardır mutluluğumuza mahzur ve biz onların peşine takılırız mutluluğumuzu tamamlamak için.

Bu tertip, biz hayatı kendi dışımıza bakmayı bırakıp, içimizde aramaya başlayıncaya kadar sürer masraf.

Yaşadığımız durum çok olağandır. Zira bize, hayatı kendi içimize bakarak bulmak öğretilmemiştir. Bize her şey öğretilmiş, fakat en değerli bilgi es geçilmiştir;

‘ SEN HAYATSIN VE HAYAT SENDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL..! ’

Bu bütünleşmeyi yaşadığımız an hayat bizim için akmaya ve memnunluk etrafımızı sarmaya başlar.

Pekala, tam olarak ne demektir hayatı kendinde bulmak ?

Hayatı kendinde bulmak demek; kendi tadını yaşamak, kendin olmak demek…

Kendin olmak, niyet ve hissin kendisi olmadığımızı, onların yalnızca bize ilişkin aksesuarlar olduğunu, dilediğimizde onları şekillendirip denetim edebileceğimizi anlamamız , böylelikle özü yaşamak, öz olmak demek…

Kendin olmak demek, yaşamsal manada, bu dünya sistemi içinde avantajlı ve dezavantajlı yanlarımızı kabul etmek demek bir manada. Bu durum bize uygun tercih yapmayı getirecektir her manada; eşte, işte, dostta…

Kendin olmak, diğerinde kaybolmaya müsaade vermemek demek, aşk olarak tanımlamamak bu kayboluşu… Yalnızca anlamak, ondaki yansımamızın hissettiğimiz şey olduğunu…

Kendin olmak demek, şefkatli olmak demek, kendin olmanın hassasiyetini anlamış birisi olarak , diğerlerinin kendisi olmasına müsaade vererek…

Ve güvenmek demek akışa, hayata… Ne olursa olsun hoş olacağına inanmak demek ve teslim olmayı başarabilmek gereken durumlarda…

Bir arayan ve bulan olma yolunda herkese merhaba !